Kış aylarının kendine özgü koşulları, bağışıklık sistemini her zamankinden daha fazla zorlayabiliyor. Soğuk hava, kapalı alanlarda geçirilen uzun süreler ve güneş ışığından yeterince faydalanamamak, vücudun savunma mekanizmasını zayıflatırken enfeksiyon riskini artırıyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi’nden Dr. Dyt. Şefika Aydın Selçuk, bu dönemde beslenmenin belirleyici rolüne dikkat çekerek, “Doğru beslenme stratejileriyle kış aylarını daha dirençli, enerjik ve sağlıklı geçirmek mümkün” dedi.

Bağışıklık sistemini destekleyen bir kış beslenmesinin yalnızca hastalıklardan korunmayı kolaylaştırmadığını belirten Selçuk, dengeli bir beslenme düzeninin enerji seviyesini yükselttiğini, uyku kalitesini artırdığını ve ruh hâlini olumlu etkilediğini ifade etti. Selçuk’a göre, tabakta yapılacak küçük ama bilinçli tercihler, kışın daha zinde geçirilmesinin anahtarı.

C ve D vitaminlerinin kış aylarında öne çıkan iki temel destek olduğunu vurgulayan Selçuk, C vitamininin bağışıklık hücrelerinin enfeksiyon bölgelerine daha hızlı ulaşmasına yardımcı olduğunu söyledi. Portakal, mandalina, kivi ve kırmızı biber gibi besinlerin bu açıdan güçlü kaynaklar arasında yer aldığını belirtti. D vitamininin ise güneş ışığının azalmasıyla birlikte düşüş gösterdiğine dikkat çeken Selçuk, balık, yumurta ve D vitamini ile zenginleştirilmiş süt ürünlerinin kış sofralarında mutlaka yer alması gerektiğini dile getirdi.

A vitamini bakımından zengin sebzelerin solunum yollarını koruyan mukoza dokusunu desteklediğini belirten Selçuk, havuç, balkabağı, ıspanak ve lahana gibi besinlerin vücudun doğal savunma bariyerini güçlendirdiğini aktardı. E vitamini ile çinko ve selenyum gibi minerallerin ise hücreleri oksidatif hasardan koruyarak bağışıklık hücrelerinin işlevlerini sürdürmesine katkı sağladığını söyledi.

Şefika Aydın Selçuk 112724664

Kış mevsimine özgü sebze ve meyvelerin antioksidan açısından zengin olduğuna işaret eden Selçuk, ıspanak, pırasa, brokoli, pancar ve lahananın hem ekonomik hem de bağışıklığı destekleyici özellikleriyle öne çıktığını kaydetti. Nar, mandalina, greyfurt ve elma gibi meyvelerin de C vitamini ve flavonoid içerikleriyle vücudu güçlendirdiğini ifade etti. Lif yönünden zengin besinlerin bağırsak mikrobiyotasını destekleyerek savunma sistemine dolaylı katkı sunduğunu da sözlerine ekledi.

Bağışıklık sisteminin yalnızca ne yendiğiyle değil, nasıl bir yaşam düzeni benimsendiğiyle de yakından ilişkili olduğuna dikkat çeken Selçuk, işlenmiş gıdalar ve aşırı şeker tüketiminin bağışıklığı baskılayabildiğini belirtti. Düzenli su içmenin, dengeli öğünlerin ve yeterli uykunun ise vücudun savunma mekanizmasını güçlendiren temel unsurlar arasında yer aldığını vurguladı.

Herkes için geçerli tek bir beslenme formülü olmadığını hatırlatan Dr. Dyt. Şefika Aydın Selçuk, kronik hastalığı olanlar, düzenli ilaç kullananlar ve hamile bireylerin mutlaka kişiye özel beslenme planlarıyla ilerlemesi gerektiğini söyledi. Selçuk, mevsim sebzeleriyle zenginleştirilmiş renkli tabaklar ve düzenli yaşam alışkanlıklarının bağışıklığı desteklemenin en etkili yollarından biri olduğunu ifade ederek, “Bilimsel veriler, güçlü bir bağışıklık sisteminin her gün atılan küçük ama doğru adımlarla inşa edildiğini gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu. (DLR)

Muhabir: Haber Merkezi