Düzce’de yaşayan ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı” unvanı verilen Fatma Dilber, yaklaşık 200 yıllık aile mirası çeyizlik tekstil ürünlerinden beslenen geleneksel işleme sanatını yaşatıyor. Kocaeli’nin Körfez ilçesinde, geleneklerine bağlı geniş bir Manav ailesinde büyüyen 50 yaşındaki Dilber, çocukluk yıllarında anneannesinin yanında dokuma ve nakışla tanıştı.

Rengarenk iplikler, keten dokumalar ve özenle saklanan çeyiz sandıkları onun için yalnızca birer eşya değil, kültürel hafızanın somut parçalarıydı. Anneannesinden öğrendiği tekniklerle yaklaşık 200 yıllık peşkir ve yağlıkları aslına uygun biçimde işlemeye başlayan Dilber, zamanla Anadolu’nun farklı yörelerine ait dokuma ve desenleri de çalışmalarına ekledi. 1994 yılında Düzce’ye yerleşen sanatçı, evinin bir bölümünü atölyeye dönüştürerek üretimini sürdürdü ve 2018’de Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı unvanını aldı.

001-105Dilber, sanatın beşinci kuşak temsilcisi olarak kendisine ulaştığını belirtiyor. El tezgahında dokunmuş orijinal kumaşları, dönemin tekniklerine sadık kalarak işlediğini ifade eden sanatçı, peşkir, yağlık ve çevre gibi çok amaçlı tekstil ürünlerinin geçmişte hem günlük yaşamda hem de çeyiz kültüründe önemli yer tuttuğunu anlatıyor. Sofra örtüsünden gelin bohçasına, omuza serilen mendilden ayna süsüne kadar pek çok kullanım alanı bulunan bu ürünler, bugün onun atölyesinde yeniden hayat buluyor.

Kocaeli ve çevresinde keten ve pamuk dokumaların yaygın olduğunu aktaran Dilber, Bursa ve Hatay’dan temin ettiği ipekler ile Bolu ve Kastamonu yörelerine ait örneklerle arşivini zenginleştirdiğini söylüyor. Çiçek, yaprak ve ağaç motiflerinin yanı sıra çadır figürleri, mimari desenler ve cami-türbe tasvirlerinin de yer aldığı işlemeler, geçmişin sosyal ve kültürel izlerini taşıyan birer belge niteliği taşıyor.

Sabır ve titizlik isteyen bu sanat dalında bir çalışmanın haftalar, hatta aylar sürebildiğini dile getiren Dilber, bugüne kadar birçok ulusal ve uluslararası sergiye katıldığını ifade ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı organizasyonlarında yer alan eserleri, farklı coğrafyalarda sanatseverlerle buluştu. “Amacım bu desenlerin yok olmadan gelecek nesillere aktarılması” diyen Dilber, Türkiye’nin zengin desen hafızasının kapsamlı araştırmalarla kayıt altına alınması gerektiğini vurguluyor. İlmek ilmek işlenen her motifte, Anadolu’nun yüzyıllara yayılan kültürel mirası yaşamaya devam ediyor. (Kaynak: AA)

Muhabir: HABER MERKEZİ