Uzmanlar, özellikle kaza veya şarj sonrasında ortaya çıkan olağandışı ısınma, yanık ya da kimyasal koku, duman, kıvılcım ve batarya bölümünden gelen tıslama veya fokurdama benzeri seslerin dikkate alınması gerektiğini belirtiyor. Ciddi kazalarda ise araç çalışmaya devam etse bile bataryanın güvenli olduğu varsayılmamalı. Elektrikli otomobilde yangın denildiğinde akla ilk olarak kaza geliyor. Ancak lityum iyon bataryalarda sorun yalnızca çarpışma sırasında ortaya çıkmıyor. Bataryanın fiziksel olarak zarar görmesi, elektriksel arızalar, kısa devre, uygun olmayan çalışma koşulları ve bazı üretim veya tasarım kusurları da riski artırabiliyor.

Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Görevlisi ve Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, elektrikli araç kullanıcılarının özellikle bataryadan gelebilecek erken uyarı işaretlerini bilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Bataryada “Termal Kaçak” Nasıl Başlıyor?

Elektrikli otomobillerde kullanılan lityum iyon bataryalar, yüksek miktarda enerjiyi küçük bir alanda depolayabiliyor. Tehlike ise batarya hücresinin normal çalışma şartlarının dışına çıkmasıyla başlayabiliyor. “Termal kaçak” olarak adlandırılan süreçte batarya hücresi kontrol edilemeyen biçimde kendi kendine ısınmaya başlayabiliyor. Sürecin ilerlemesi yüksek sıcaklık, gaz ve duman çıkışı ile yangına kadar ulaşabilen sonuçlar doğurabiliyor. Şener, termal kaçağın doğrudan yangın anlamına gelmediğinin de altını çiziyor. Ancak kontrolsüz ısınmanın yangına dönüşebilecek kritik bir aşama olduğunu belirtiyor.

Kaza Sonrası Araç Çalışıyorsa Bile Dikkat

Elektrikli otomobiller açısından önemli noktalardan biri de kazadan sonra ortaya çıkabilecek gecikmiş risk. Bir elektrikli araç ciddi bir kazanın ardından çalışmaya devam edebilir ve ilk anda herhangi bir yangın belirtisi göstermeyebilir. Ancak bu durum yüksek voltajlı bataryanın zarar görmediğini göstermiyor. Hasar gören hücrelerde sıcaklık ve basıncın daha sonra kontrolsüz biçimde yükselmesi, termal kaçağa ve gecikmeli yangına neden olabiliyor. Söndürülen bir bataryanın yeniden tutuşması ihtimali de bulunuyor. Bu nedenle ciddi şekilde hasar gören elektrikli aracın uzman kontrolünden geçirilmeden yeniden şarj edilmemesi önem taşıyor.

Bu Belirtileri Görürseniz Ciddiye Alın

Sürücünün bataryada termal kaçak başlayacağını önceden kesin olarak anlaması mümkün olmayabilir. Ancak bazı belirtiler olağan dışı bir duruma işaret edebilir. Şener'in dikkat çektiği belirtiler arasında batarya çevresinde olağandışı ısınma, yanık veya kimyasal koku, duman ya da buhar çıkışı, batarya sistemi uyarıları, şarj sırasında anormal davranış, kıvılcım ile tıslama ve fokurdama benzeri sesler bulunuyor. Özellikle bu belirtilerden birkaçının aynı anda ortaya çıkması durumunda araca müdahale etmeye çalışmak yerine güvenli şekilde uzaklaşmak ve profesyonel yardım istemek gerekiyor.

Hızlı Şarj Tek Başına Yangın Nedeni Değil

Elektrikli otomobillerle ilgili yaygın tartışmalardan biri de hızlı şarjın batarya yangınına yol açıp açmadığı. Şener'e göre hızlı şarjı tek başına yangının nedeni olarak göstermek doğru değil. Modern elektrikli araçlarda şarj işlemi batarya ve termal yönetim sistemleri tarafından kontrol ediliyor. Risk açısından asıl dikkat edilmesi gerekenler arasında uygun olmayan veya arızalı şarj ekipmanı, hasarlı batarya, elektriksel arızalar ve üreticinin belirlediği çalışma sınırlarının dışına çıkılması bulunuyor.

Evde Şarjı Normal Bir Priz İşlemi Gibi Görmeyin

Evde şarj konusunda da elektrik altyapısının önemi öne çıkıyor. Elektrikli otomobil, sıradan bir ev cihazından farklı olarak uzun süre yüksek güç çekebiliyor. Bu nedenle kullanılan altyapının araç ve şarj ekipmanının ihtiyaçlarına uygun olması gerekiyor. Hasarlı, ezilmiş veya aşınmış kablo ve konnektörlerin kullanılmaması; üreticinin onaylamadığı ya da güvenlik özellikleri belirsiz ekipmanlardan kaçınılması gerekiyor. Şarj sırasında olağandışı koku, aşırı ısınma, duman, kıvılcım veya sistem uyarısı görülmesi halinde ise durumun görmezden gelinmemesi önem taşıyor.

Hasarlı Araç İçin 15 Metre Ayrıntısı

Şener'in verdiği dikkat çekici bilgilerden biri de ciddi şekilde hasar görmüş lityum iyon bataryalı araçların olay sonrasında muhafaza edilmesiyle ilgili. Bu tür araçların bina, başka araçlar ve yanıcı maddelerden yaklaşık 15 metre uzakta tutulması öneriliyor. Ancak Şener özellikle bir yanlış anlaşılmaya karşı uyarıyor: 15 metre, aktif bir elektrikli araç yangını sırasında herkes için geçerli evrensel bir “güvenli mesafe” değil. Bu değer, hasarlı aracın olay sonrasında muhafazasına ilişkin bir öneri.

Yangın Çıkarsa Sürücünün Önceliği Söndürmek Değil

Elektrikli otomobil yangınlarının söndürülemeyeceği yönündeki düşünce de doğru değil. Ancak bataryanın dahil olduğu yangınlarda yalnızca görünen alevlerin ortadan kaldırılması yeterli olmayabiliyor. Batarya içerisindeki hücrelerin soğutulması gerekebiliyor ve ilk müdahalenin ardından yeniden tutuşma riski devam edebiliyor. Küçük taşınabilir yangın söndürücülerin büyük bir batarya yangınını kontrol etmeye her durumda yeterli olmayabileceğine dikkat çeken Şener, sürücünün önceliğinin yangına müdahale etmek değil can güvenliğini sağlamak olması gerektiğini vurguluyor.

Araçtakilerin güvenli şekilde uzaklaşması, duman ve gazların solunmaması, batarya paketine ve yüksek voltajlı parçalara dokunulmaması gerekiyor. Acil müdahale ekiplerine de aracın elektrikli veya hibrit olduğunun bildirilmesi önem taşıyor. Elektrikli araçlarda güvenlik açısından temel nokta teknolojiden korkmak değil, benzinli ve dizel otomobillerden farklı riskleri tanımak. Özellikle kaza sonrasında gecikmiş yangın ihtimalinin göz ardı edilmemesi ve bataryadan gelen olağandışı koku, duman ve seslerin küçümsenmemesi sürücüler açısından kritik önem taşıyor.

Editoryal değerlendirme: Bu metinde en güçlü haber unsuru teknik ayrıntılardan ziyade sürücünün doğrudan anlayabileceği “koku + duman + tıslama + fokurdama” uyarısı. Başlığı bu nedenle buradan kurdum. “Elektrikli araçlar tehlikeli” algısı oluşturacak genellemelerden de özellikle kaçındım; kaynak metin de böyle bir sonuç çıkarmıyor. (Kaynak: faselis.com)

Muhabir: HABER MERKEZİ