(ÖZEL HABER) - Türkiye’de hızla büyüyen e-ihracat, özellikle küçük ve orta ölçekli üreticilere ürünlerini farklı ülkelerdeki müşterilere ulaştırma imkanı sunuyor. 3-5 Eylül’de İstanbul’da düzenlenecek Küresel E-İhracat Zirvesi ise Uşaklı üreticiler açısından uluslararası pazaryerleriyle doğrudan temas kurulabilecek yeni bir kapı açıyor.

Uşak sanayisinin yıllardır ihracat yaptığı sektörlerde artık yalnızca yabancı ithalatçı veya distribütör bulmak yeterli değil. İnternet üzerinden sınır ötesi satışın büyümesi, kentte üretilen birçok ürün için farklı bir ticaret kanalı oluşturuyor. Türkiye’nin e-ihracattan elde ettiği gelir 2025 yılında 5,1 milyar dolara ulaşırken, Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi kapsamındaki mikro ihracat hacminin son 10 yılda yaklaşık 15 kat büyümesi bu değişimin boyutunu ortaya koyuyor. Uşak gibi üretim kapasitesi yüksek kentler açısından bu tablo, özellikle nihai tüketiciye yönelik ürünlerde yeni pazar arayışını öne çıkarıyor.

Uşak’ın Ürünleri E-İhracata Uygun mu?

Kentte güçlü üretim alanlarından biri olan tekstil ve ev tekstili, e-ihracat açısından dikkat çeken sektörlerin başında geliyor. Battaniye, ev tekstili ürünleri, deri mamulleri ile katma değeri yüksek dekoratif seramikler internet üzerinden yurtdışındaki müşterilere sunulabilecek ürün grupları arasında bulunuyor. Ancak Uşak’ın her ihracat kalemi için aynı model geçerli değil. Örneğin geri dönüşüm sektöründe nihai tüketiciye internet üzerinden satıştan çok, dijital kanallar aracılığıyla yabancı işletmelere ulaşmak ve yeni ticari bağlantılar kurmak daha uygulanabilir bir seçenek. Bu nedenle Uşak açısından e-ihracatın asıl fırsatı, kentte üretilen ürünün niteliğine göre doğru satış kanalının bulunmasında yatıyor.

Küçük Üretici de Dünyaya Açılabiliyor

E-ihracatın Uşak açısından önemli taraflarından biri, dış pazara açılmak isteyen işletmelerin yalnızca büyük fabrikalardan oluşmak zorunda olmaması. Türkiye’de 2025 yılında 11 bin 500 kişinin 10 bin doların üzerinde e-ihracat gerçekleştirdiğine ilişkin veriler, sınır ötesi satışın daha küçük işletmeler için de kullanılabilir hale geldiğini gösteriyor. Özellikle kendi markasıyla üretim yapan Uşaklı işletmeler için küresel pazaryerleri, geleneksel ihracatın yanında farklı ülkelerdeki müşterilere ulaşmanın alternatif yollarından biri haline geliyor.

Bununla birlikte süreç yalnızca ürünü internette satışa çıkarmaktan ibaret değil. Kargo maliyeti, gümrük işlemleri, iadeler, yabancı dilde ürün tanıtımı, dijital reklam ve hedef ülkedeki tüketici alışkanlıkları satışın başarısını belirleyen önemli başlıklar arasında.

40’tan Fazla Küresel Platform İstanbul’a Geliyor

Uşaklı ihracatçıların önündeki yakın fırsatlardan biri 3-5 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenecek İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi olacak. Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilecek organizasyonda 40’ın üzerinde küresel e-ticaret platformunun yer alması planlanıyor. Programın Uşaklı firmalar açısından dikkat çeken bölümü ise B2B görüşmeleri. Ön başvurusu kabul edilen işletmeler, uluslararası pazaryerlerinin temsilcileriyle doğrudan görüşme imkanı bulabilecek. Uşak Ticaret ve Sanayi Odası da organizasyona ilişkin bilgileri kentteki firmalarla paylaşmış durumda.

Uşak İçin Mesele Artık Sadece Üretmek Değil

Tekstil, deri ve seramikte yıllardır üretim tecrübesine sahip Uşak açısından e-ihracat yeni bir fabrika yatırımı anlamına gelmiyor. Değişen şey, kentte üretilen malın müşteriye ulaşma yolu. Özellikle kendi markasını oluşturabilen ve nihai tüketiciye yönelik ürün geliştiren işletmeler için dijital satış kanalları, Uşak’tan çıkmadan farklı ülkelerde müşteri bulabilmenin yollarından birini oluşturuyor. Eylül ayında yapılacak zirve de bu nedenle Uşaklı üreticiler açısından yalnızca bir sektör toplantısı değil, kentte üretilen ürünlere yeni pazarlar bulmak için değerlendirilebilecek bir buluşma niteliği taşıyor.

Muhabir: Hüsnü Kazım Özler