(ÖZEL HABER) - Uşaklı şair Derûnî üzerine yapılan akademik araştırma, çeşmenin 1753-1754 yıllarında tamir edildiğini ortaya koyuyor. Bir zamanlar Dokuzsele Çayı ile Burma Camii çevresindeki ticaret hayatının ortasında bulunan çeşme bugün yok. Yerel anlatımlarda 1954’te yıkıldığı belirtilen tarihi yapının taşları ile kitabesinin akıbeti ise bilinmiyor.
Uşak’ın eski fotoğraflarından birinde, önünde su kapları bulunan gösterişli bir taş çeşme görülüyor. Çeşmenin çevresindeki insanlar ve günlük hayatın ayrıntıları, bugünün şehir merkezinden oldukça farklı bir Uşak manzarasını gözler önüne seriyor. Fotoğraftaki yapı, eski Uşaklıların Halı Pazarı Çeşmesi olarak bildiği tarihi çeşme. Günümüze ulaşan eski görüntüler çeşmenin mimarisi hakkında önemli ipuçları verirken, yapılan araştırma yapının geçmişinin fotoğrafların çekildiği dönemden çok daha geriye uzandığını gösteriyor.
Kayıtlar 1753-1754 Yıllarına Götürüyor
Halı Pazarı Çeşmesi’nin geçmişine ilişkin en önemli bilgilerden biri Uşaklı şair Derûnî’nin eserlerinden geliyor. Doç. Dr. İsmail Avcı’nın Uşaklı Derûnî üzerine yaptığı akademik çalışmada, şairin Uşak’taki bazı yapılar için tarih manzumeleri kaleme aldığı belirtiliyor. Bu yapılar arasında Halı Pazarı Çeşmesi de bulunuyor. Araştırmada Derûnî’nin verdiği tarihten hareketle çeşmenin Hicri 1167, Miladi 1753-1754 yıllarında tamir edildiği kaydediliyor. Buradaki “tamir” ifadesi çeşmenin yaşı konusunda önemli bir ayrıntıyı ortaya çıkarıyor. Çünkü kayıt, çeşmenin 1753-1754’te yeni yapılmadığını, o tarihte zaten var olan bir yapının onarıldığını gösteriyor. Dolayısıyla Halı Pazarı Çeşmesi’nin ilk inşa tarihi 1753’ten daha eskiye uzanıyor. Çeşmenin ilk kez hangi tarihte ve kim tarafından yaptırıldığını kesin olarak gösteren bir belgeye ise şu ana kadar ulaşılamadı.

Halı, Kilim, Yün ve Yapağının Buluştuğu Yer
Çeşmenin bulunduğu bölge eski Uşak’ın ekonomik hayatında önemli bir yere sahipti. Uşaklıların halı ve kilimlerinin yanı sıra yün ve yapağılarını getirerek alıcılarla buluşturduğu pazar, Burma Camii’nin kuzeyinde, Dokuzsele Çayı çevresinde bulunuyordu. Bölge de buradaki ticaretten dolayı Halı Pazarı adıyla anılıyordu. Halı Pazarı’nın Uşak’ın halıcılık geçmişindeki yeri yalnızca sözlü kent hafızasına dayanmıyor. Uşak’ın tarihi ve kültürel yapısı üzerine yapılan akademik araştırmalarda da Dokuzsele çevresindeki Halı Pazarı ve köprünün halı ticaretiyle bağlantısına ilişkin bilgiler bulunuyor. Burma Camii, çevredeki hanlar, Dokuzsele ve pazar alanları birlikte düşünüldüğünde bu bölge, eski Uşak’ın en hareketli ticaret noktalarından biriydi. Halı Pazarı Çeşmesi de tam bu hareketliliğin ortasında yer alıyordu.
Eski Fotoğraf Çeşmenin Kitabesini de Gösteriyor
Günümüze ulaşan fotoğraf, Halı Pazarı Çeşmesi’nin mimarisi konusunda önemli ayrıntılar taşıyor. Kesme taştan yapılan çeşmenin ön cephesinde geniş kemerli bir bölüm bulunuyor. Kemerin içerisinde ise birkaç satırdan oluşan Osmanlı Türkçesiyle yazılmış büyük bir kitabe dikkat çekiyor. Ancak eldeki eski fotoğrafın çözünürlüğü, kitabenin tamamının harf harf ve güvenilir biçimde okunmasına imkan vermiyor. Burada araştırılması gereken önemli bir ayrıntı daha ortaya çıkıyor. Uşaklı Derûnî’nin Halı Pazarı Çeşmesi’nin tamiri için bir tarih manzumesi kaleme aldığı biliniyor. Fotoğraftaki çeşmenin üzerinde de birkaç satırlık geniş bir kitabe bulunuyor.
Bu nedenle fotoğraftaki kitabenin Derûnî’nin çeşme için yazdığı tarih manzumesiyle bağlantılı olma ihtimali bulunuyor. Ancak manzumenin tam metni ile kitabe karşılaştırılmadan bunun aynı metin olduğunu söylemek mümkün değil.
Köprü Kitabesiyle Çeşmenin Kitabesi Karıştırılmamalı
Araştırma sırasında Halı Pazarı çevresine ait başka bir tarihi kitabenin varlığı da karşımıza çıkıyor. Uşak’taki tarihi kitabeler üzerine yapılan akademik çalışmalarda Hicri 1285, Miladi 1868-1869 tarihli ve Hüseyin Ağa tarafından yaptırılan bir köprüyle ilişkilendirilen kitabeden söz ediliyor. Söz konusu kitabenin 1975 yılında müzeye kazandırıldığı bilgisi de araştırmalarda yer alıyor. Bu nedenle Halı Pazarı Köprüsü’ne ait kitabe ile eski fotoğrafta Halı Pazarı Çeşmesi’nin üzerinde görülen kitabe aynı eser değil. Çeşmenin kitabesinin bugün nerede olduğu ise henüz cevap bulmuş değil.

1954’te Yıkıldığı Söyleniyor
Halı Pazarı Çeşmesi’nin Avcılar Uluyolu ile Horasan Caddesi’nin kesiştiği köşede bulunduğu yerel kent hafızasında aktarılan bilgiler arasında. Yine yerel anlatımlarda çeşmenin 1954 yılında yıkıldığı belirtiliyor. Ancak yapılan kaynak taramasında şu ana kadar çeşmenin tam olarak 1954 yılında yıkıldığını doğrulayan doğrudan bir resmi belge veya akademik kayda ulaşılamadı. Bu nedenle 1954 tarihini kesinleşmiş bir yıkım tarihi olarak değil, yerel kaynaklarda aktarılan bilgi olarak değerlendirmek gerekiyor. Çeşmenin kaldırılmasının ardından bulunduğu köşeye küçük bir musluk konulduğu ve bu nedenle noktanın bir dönem “Subaşı” olarak anıldığı da Uşak’ın yerel anlatımlarında yer alıyor.
Asıl Soru: Kitabesi ve Taşları Nerede?
Halı Pazarı Çeşmesi’nin hikayesindeki en büyük bilinmezlik ise yapının ortadan kaldırılmasının ardından başlıyor. Eski fotoğraf, çeşmenin nitelikli taş işçiliğine sahip olduğunu gösteriyor. Yapının üzerindeki büyük kitabe de açık biçimde seçilebiliyor. Fakat çeşme yıkıldıktan sonra taşlarının nereye götürüldüğüne ilişkin ulaşılabilen açık bir kayıt bulunmuyor. Kitabenin sökülerek koruma altına alınıp alınmadığı, başka bir yerde kullanılıp kullanılmadığı ya da tamamen kaybolup kaybolmadığı da bilinmiyor. Üstelik aynı bölgedeki Halı Pazarı Köprüsü ile ilişkilendirilen başka bir kitabenin yıllar sonra müze envanterine girmiş olması, çeşmenin kitabesinin akıbetini daha da merak edilir hale getiriyor.

Uşak’ın Kent Hafızasından Geriye Birkaç Fotoğraf Kaldı
Halı Pazarı Çeşmesi’nden bugün geriye kalan en önemli tanıklıklar eski fotoğraflar ve tarihi kayıtlardaki birkaç satır. Ancak bu bilgiler yan yana getirildiğinde çeşmenin sıradan bir mahalle çeşmesinden çok daha fazlası olduğu görülüyor. 1753-1754 yıllarında tamir edildiği akademik kayıtlardan anlaşılan yapı, o tarihte zaten ayaktaydı. Bu da çeşmenin geçmişinin en az 270 yıl öncesine, muhtemelen daha da geriye uzandığını gösteriyor. Üstelik çeşme, Uşak’ın dünyaya açılan en önemli ürünlerinden halı ve kilimin alınıp satıldığı tarihi Halı Pazarı’nın hemen yanı başında bulunuyordu.
Bugün ise Uşak’ın kent hafızasında iki önemli soru cevabını arıyor: Halı Pazarı Çeşmesi’nin eski fotoğrafta görülen kitabesinde ne yazıyordu? Çeşme ortadan kaldırıldıktan sonra kitabesi ve taşları nereye gitti? Bu soruların cevabının bulunması, Uşak’ın şehir merkezinde kaybolan yaklaşık üç asırlık tarihi mirasın önemli bir parçasını yeniden gün yüzüne çıkarabilir.



