(ÖZEL HABER) - Uşak’ta son yıllarda çiftçinin de vatandaşın da daha sık konuşmaya başladığı konuların başında su geliyor. Yağışların yıldan yıla değişmesi, tarımsal sulamada kullanılan su miktarı ve yeraltı kaynaklarının geleceği tartışılırken, Uşak’ın da içinde bulunduğu Gediz Havzası için önemli bir çalışma tamamlandı. Tarım ve Orman Bakanlığı, Gediz Havzası’nın “su ayak izini” çıkardı. Çalışmanın tamamlandığını Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünde gerçekleştirilen Ulusal Su Kurulunun 6’ncı toplantısında açıkladı. Gediz’le birlikte Sakarya, Susurluk, Kuzey Ege, Batı Akdeniz, Büyük Menderes, Aras ve Çoruh havzalarında da aynı çalışma tamamlandı. Uşak açısından önemli olan bölüm ise Gediz. Çünkü ilin bir bölümü bu havzanın sınırları içerisinde kalıyor.

Peki bu çalışma Uşaklı çiftçinin hayatında neyi değiştirebilir?

En basit anlatımıyla su ayak izi, bir ürünün yetiştirilmesi sırasında ne kadar suya ihtiyaç duyulduğunu ortaya koyuyor. Hesap yalnızca tarlaya verilen sulama suyundan ibaret değil. Yağışla toprağa ulaşan su, yüzey ve yeraltı kaynaklarından çekilen su ile üretimin su kalitesi üzerindeki etkisi de hesaba katılıyor. Bu nedenle çalışma, özellikle tarımsal üretimin yoğun olduğu bölgelerde hangi ürünün su kaynaklarına ne kadar yük bindirdiğinin görülmesi açısından önem taşıyor.

Örneğin ekonomik değeri birbirine yakın iki tarım ürünü aynı miktarda su tüketmeyebiliyor. Ürünlerden biri daha az suyla yetiştirilebilirken diğeri aynı arazi üzerinde çok daha fazla sulamaya ihtiyaç duyabiliyor. Havzada suyun azaldığı dönemlerde bu fark daha da önemli hale geliyor. Gediz için hazırlanan çalışma tam olarak bu tabloyu daha görünür hale getiriyor. Uşak açısından meselenin bir başka boyutu da kuraklık dönemlerinde tarımsal üretimin nasıl devam edeceği.

Gediz Havzası için daha önce hazırlanan Sektörel Su Tahsis Planı'nda suyun ciddi şekilde azalması halinde tarımda kısıtlı sulama yapılması, sulama zamanlarının yeniden düzenlenmesi ve mevcut su miktarına uygun ürün desenlerinin belirlenmesi gibi seçenekler bulunuyor. Yani mesele yalnızca “ne kadar suyumuz var?” sorusundan ibaret değil. Eldeki suyun hangi üründe, hangi dönemde ve ne kadar kullanılacağı da giderek daha önemli hale geliyor.

Yeraltı Suları Da Aynı Tablonun İçerisinde

Gediz Havzası için daha önce hazırlanan eylem planında 26 yeraltı suyu kuyusuna sayaç takılarak kullanılan suyun kontrol edilmesi, dört bölgede yeraltı sularının yeniden beslenmesine yönelik çalışma yapılması ve beş tarımsal sulama sisteminin yenilenmesi veya rehabilite edilmesi gibi tedbirler yer aldı. Bakanlığın havzaya ilişkin çalışmalarında nüfus artışı, sanayileşme ve yoğun tarımsal faaliyetlerin suyun yalnızca miktarı üzerinde değil, kalitesi üzerinde de baskı oluşturduğu tespitleri bulunuyor.

Uşak'ta Suyun Geleceği Konusu Da Yeni Değil

2025 yılında kentte gerçekleştirilen İl Su Kurulu toplantısında Uşak'ın mevcut su kaynakları masaya yatırılmış; gelecekte ne kadar suya ihtiyaç duyulacağı, kuraklıkla nasıl mücadele edileceği ve mevcut kaynakların daha verimli nasıl kullanılabileceği ele alınmıştı. Son iki yılın yağış rakamları ise su konusunda uzun vadeli planlamanın neden gerekli olduğunu gösteriyor.

Bakan Yumaklı'nın açıkladığı verilere göre Türkiye, 2025 su yılında yağışların yüzde 26 azalmasıyla son 52 yılın en kurak dönemini yaşadı. 2026 su yılında ise tablo tersine döndü ve yağış miktarı uzun yıllar ortalamasının yaklaşık yüzde 30 üzerine çıktı. Barajlarda da belirgin bir toparlanma görüldü. Ülke genelindeki aktif baraj doluluk oranının geçen yıl aynı dönemde yaklaşık yüzde 43 seviyesinde olduğu, bu yıl ise yüzde 72'ye yükseldiği açıklandı.

Ancak bir yılın yağışlı geçmesi su sorununu gündemden çıkarmıyor. Tam tersine, bir yıl ciddi kuraklık yaşanırken sonraki yıl ortalamanın üzerinde yağış görülmesi, su yönetiminde günü kurtaran kararlar yerine uzun vadeli planlamayı daha önemli hale getiriyor.

Gediz Havzası'nın su ayak izinin çıkarılması da bu noktada önem kazanıyor. Bundan sonraki asıl mesele, ortaya çıkan verilerin sahaya nasıl yansıyacağı olacak. Özellikle Uşak'ın havza içerisinde kalan tarım alanlarında ürün seçimi, sulama yöntemleri ve yeraltı suyunun kullanımı konusunda yeni kararların alınıp alınmayacağı önümüzdeki dönemde daha net görülecek. Bakanlığın çalışması Gediz'le de sınırlı kalmayacak. Türkiye'deki bütün havzaların su ayak izi çalışmalarının 2030 yılına kadar tamamlanması planlanıyor. Uşak açısından ise bundan sonraki soru oldukça açık, Gediz’in ne kadar su kullandığı artık daha ayrıntılı biliniyorsa, bu veriler Uşak'ın suyunu korumak için nasıl kullanılacak?

Muhabir: Hüsnü Kazım Özler