(ÖZEL HABER) - Uşaklı araştırmacı ve belgeselci Alp Arslan Dur, Uşak'ın merkezine bağlı Çamyuva Köyü yakınlarında bulunan Şıhhasan Mahallesi'nin yaklaşık 600 yıllık tarihini Osmanlı arşiv belgeleri ışığında araştırdı. Dur'un çalışması, Germiyanoğulları döneminden Osmanlı'ya uzanan Şeyh Hasan Zaviyesi'nin bölgenin Türkleşme ve iskan sürecindeki kritik rolünü ortaya koyuyor.

Uşak'ın merkez ilçesine bağlı Çamyuva Köyü'nün yaklaşık 3 kilometre kuzeyinde bulunan Şıhhasan Mahallesi, ilk bakışta küçük ve sakin bir kırsal yerleşim olarak dikkat çekiyor. Ancak Uşaklı araştırmacı ve belgeselci Alp Arslan Dur'un yürüttüğü kapsamlı araştırma, bu mahallenin Batı Anadolu'nun en önemli tarihî yerleşimlerinden biri olduğunu gözler önüne seriyor. Osmanlı arşivleri, tahrir defterleri ve akademik kaynakları inceleyen Dur, Şeyh Hasan adıyla anılan zaviyenin ve yerleşimin en az 15. yüzyıldan günümüze kadar kesintisiz varlığını sürdürdüğünü ortaya koydu.

Alp Arslan Dur (1)-5Germiyanoğulları'nın İskân Politikasıyla Başlayan Hikaye

Araştırmaya göre bölgenin tarihi, Anadolu Selçuklu Devleti'nin zayıfladığı 14. yüzyılda Batı Anadolu'da güç kazanan Germiyanoğulları Beyliği dönemine kadar uzanıyor. Germiyanoğulları, fethedilen bölgelerde kalıcı hakimiyet kurabilmek amacıyla Türkmen topluluklarını stratejik noktalara yerleştirirken, yolların güvenliği ve sosyal hayatın gelişmesi için çok sayıda tekke ve zaviye inşa etti. Şeyh Hasan Zaviyesi'nin de bu iskan politikalarının önemli halkalarından biri olduğu değerlendiriliyor.

Alp Arslan Dur (2)-3Zaviye Sadece Dini Merkez Değildi

Alp Arslan Dur'un araştırmasına göre Şeyh Hasan Zaviyesi yalnızca ibadet edilen bir yapı değildi. Zaviye; yolcuların konakladığı, ihtiyaç sahiplerine yemek verilen, eğitim faaliyetlerinin yürütüldüğü ve çevrede yeni yerleşimlerin oluşmasına öncülük eden çok yönlü bir sosyal merkez olarak hizmet verdi. Anadolu'nun birçok yerinde olduğu gibi Şeyh Hasan Zaviyesi'nin çevresinde oluşan yerleşim zamanla bugünkü Şıhhasan Mahallesi'ne dönüştü.

Osmanlı Arşivleri 600 Yıllık Sürekliliği Belgeliyor

Araştırmada yer verilen Osmanlı kayıtları, Şeyh Hasan adına ait en eski belgelerin Fatih Sultan Mehmed dönemine kadar uzandığını gösteriyor. 1481 yılı ve öncesine ait vakıf kayıtlarında Şeyh Hasan Çiftliği ve Şeyh Hasan Zaviyesi açık şekilde yer alıyor. Fatih Sultan Mehmed döneminde bazı vakıf arazileri timar sistemine dahil edilirken, II. Bayezid döneminde Şeyh Hasan Zaviyesi'nin vakıf statüsünün yeniden iade edildiği belirtiliyor. Bu durum, Osmanlı yönetiminin zaviyeye verdiği önemi ortaya koyuyor.

Alp Arslan Dur (3)-416. Yüzyılda Üretim Yapan Bir Vakıf Merkezi

1530 tarihli tahrir kayıtlarında Şeyh Hasan Çiftliği'nin artık yerleşik nüfusa sahip olduğu ve yıllık 699 akçe gelir elde ettiği görülüyor. 1570 tarihli mufassal tahrir defterlerinde ise bölgede yaşayan vergi mükelleflerinin isimleri tek tek kayıt altına alınırken, yerleşimin düzenli bir kırsal merkez haline geldiği anlaşılıyor. Araştırma, Şeyh Hasan yerleşiminin sadece manevi bir merkez değil, aynı zamanda kendi ekonomik yapısını oluşturan üretken bir vakıf sistemi olduğunu da ortaya koyuyor.

Çamyuva'dan Daha Eski Bir Türk Yerleşimi

Çalışmada dikkat çeken bulgulardan biri de bugünkü Çamyuva'nın eski adı olan Mıngırap ile Şıhhasan arasındaki tarihsel ilişki oldu. Osmanlı kayıtlarına göre Şeyh Hasan'a ilişkin belgeler, Mıngırap kayıtlarından daha eskiye uzanıyor. Bu durum, Şıhhasan'ın Türk-İslam yerleşimi olarak Çamyuva'dan daha eski bir geçmişe sahip olduğunu gösteriyor. Buna karşılık Çamyuva çevresinde bulunan Roma ve Bizans dönemine ait lahit mezarlar ile mimari kalıntılar, bölgenin Türklerden önce de önemli bir yerleşim alanı olduğunu ortaya koyuyor.

Alp Arslan Dur (4)-4Cumhuriyet'e Kadar Kesintisiz Yaşam

1834 yılı nüfus kayıtları ve temettuat defterlerinde Ekizoğlu, Kelvelioğlu, İnceoğlanoğlu ve Kürthüseyinoğlu ailelerinin Şıhhasan'da yaşadığı görülüyor. Bu kayıtlar, yerleşimin Osmanlı'nın son dönemine kadar kesintisiz varlığını sürdürdüğünü ve günümüzde de aynı isimle yaşamaya devam ettiğini gösteriyor.

Alp Arslan Dur: "Şıhhasan, Uşak'ın Yaşayan Tarihi"

Araştırmacı ve belgeselci Alp Arslan Dur'un çalışmasına göre Şeyh Hasan yalnızca adına türbe bulunan bir din adamı değil; Batı Anadolu'nun Türkleşme sürecinde iz bırakan önemli tarihi şahsiyetlerden biri olarak değerlendiriliyor. Dur'un araştırması, Şıhhasan Mahallesi'nin Germiyanoğulları'nın iskan politikası, Osmanlı'nın vakıf sistemi ve Batı Anadolu'nun tarihi gelişimini aynı coğrafyada bir araya getiren yaşayan bir kültürel miras olduğunu ortaya koyuyor. Yaklaşık 600 yıldır aynı adla varlığını sürdüren Şıhhasan, Fatih Sultan Mehmed'den Cumhuriyet dönemine kadar uzanan tarihi sürekliliğiyle Uşak'ın en önemli tarih hazinelerinden biri olma özelliğini koruyor.

Muhabir: Yavuz Kuşdemir