Sivil toplum çalışmalarını görünür kılmayı amaçlayan SosyalUp’ın YouTube formatı “Etki Odaklı Sohbetler” serisinin 30’uncu bölümünde TEMA Vakfı Genel Müdürü Didem Bilgin ağırlandı. Bilgin programda, vakfın kuruluş öyküsünden güncel projelerine, Türkiye’nin çevre gündeminden iklim çalışmalarına kadar pek çok başlıkta önemli bilgiler paylaştı.

“1,2 milyon gönüllümüzle 33 yıldır çalışıyoruz”

Bilgin, TEMA Vakfı’nın bugün orman, kırsal kalkınma, eğitim, savunuculuk ve çevre politikaları, iklim, biyolojik çeşitlilik, örgütlenme ve gönüllülük olmak üzere yedi ana alanda faaliyetlerini sürdürdüğünü belirtti. Türkiye genelinde 1,2 milyondan fazla gönüllünün desteğiyle 43 milyonun üzerinde fidanın toprakla buluşturulduğunu, 700 milyon meşe palamudunun ekildiğini söyledi. Vakfın bugüne kadar 500’ün üzerinde kırsal kalkınma, koruma ve eğitim projesi yürüttüğünü, eğitim faaliyetlerinde ise 7 milyondan fazla çocukla bir araya geldiklerini aktardı. Savunuculuk çalışmaları kapsamında açılan 326 davanın 188’inde hukuki başarı elde edildiğini de vurguladı.

“Orman yangınlarının yüzde 99’u insan kaynaklı”

Güncel çevre risklerinden biri olan orman yangınlarına değinen Bilgin, bu yıl şu ana kadar 60 bin hektar alanın yandığını ve yüz binlerce canlının yaşamını kaybettiğini ifade etti. Karbon salınımının arttığını, karbon tutma kapasitesinin azaldığını belirten Bilgin, yangınların yüzde 99’unun insan kaynaklı olduğunu söyledi. Ormanla insan etkileşiminin artmasıyla farkındalık çalışmalarının daha büyük önem taşıdığını söyledi. Yangın sonrası ağaçlandırmanın Orman Genel Müdürlüğü tarafından planlandığını hatırlatan Bilgin, karaçam ormanlarında yeniden ağaçlandırma gerektiğini, kızılçam ormanlarının ise kozalaklardan dökülen tohumlarla kendiliğinden yenilenebildiğini anlattı. TEMA Vakfı’nın bağışlarla yapılan ağaçlandırmaları yerinde denetlediğini ve başarı oranının yüzde 90’ın üzerinde olduğunu ifade etti.

“Yaşam topraktan geliyor, sürdürülebilir tarım çok önemli”

Programda kırsal kalkınma projelerine de değinen Bilgin, sürdürülebilir tarımın ülke geleceği açısından kritik olduğunu söyledi. Çiftçilerle uygulama bahçelerinde çalıştıklarını, danışmanlık ve eğitim programlarıyla toprağın verimliliğini artırmayı hedeflediklerini belirtti. “Fıstığımız Bol Olsun”, “Her Dem Toprak İçin” ve Akhisar’da yürütülen zeytin projelerinin bu alandaki önemli örnekler olduğunu aktardı. Hatay’da deprem sonrası oluşturulan sebze bahçelerinde doğru sulama teknikleri ve kompost uygulamalarıyla üretime destek verildiğini ifade etti. Avrupa Birliği destekli Kuraklık Ustaları Projesi ile deneyimli çiftçilerin birikimlerinin genç çiftçilere aktarıldığını da dile getirdi.

İklim projeleri, gençler ve kadınlar için farkındalık artırıyor

Bilgin, iklim krizi ve biyolojik çeşitlilik kaybının TEMA Vakfı’nın odak alanlarından biri olduğunu belirterek hem ulusal hem uluslararası projeler yürüttüklerini söyledi. İklim Elçileri Projesi, İklim İçin Kadın Liderler ve Tarım için İklim Ağı gibi projelerle gençlerin ve kadınların iklim mücadelesine katılımının güçlendirildiğini ifade etti. Ocak ayında Eskişehir’de başlatılan İklim Değişikliğine Karşı Dirençli Şehir Projesi’nin yerel eylemlerin ulusal stratejilere katkı sunması açısından önemli bir örnek olduğunu belirtti.

“TEMA’ya destek olmanın en güçlü yolu gönüllülük”

Didem Bilgin, TEMA Vakfı’na destek yollarını da anlatarak gönüllülüğün vakfın işleyişindeki en önemli güç olduğunu ifade etti. İnternet sitesi üzerinden her yaştan insanın gönüllü olabileceğini, çevrim içi gönüllülük modellerinin, eğitimlerin ve etkinliklerin geniş bir katılım imkânı sunduğunu söyledi. Fidan, eğitim ve düzenli bağışların da Türkiye’nin geleceğine katkı sağlayan anlamlı destekler olduğunu belirtti.

Muhabir: HABER MERKEZİ