Uşak’ta her bayram öncesi aynı manzara yaşanıyor. İnsanların en yoğun olduğu, esnafın yılın en hareketli günlerini geçirdiği, vatandaşın çocuklarıyla birlikte alışveriş yapmak için sokağa çıktığı dönemde şehir merkezinde başlayan çalışmalar hayatı adeta kilitliyor.

Bu yıl da değişmedi. Kurban Bayramı yaklaşırken Uşak’ın en yoğun noktalarından biri olan İsmetpaşa Caddesi ve bağlantılı sokaklar yeniden şantiye görüntüsüne büründü. Elbette yol yapılmalı. Elbette bozulan sokaklar yenilenmeli. Kimse hizmete karşı değil. Ancak mesele hizmetin kendisi değil, zamanlaması.

Vatandaş bayram alışverişi için caddeye geliyor, karşısında parke taşı paletleriyle dolu sokaklar buluyor. Esnaf mal indirecek yer arıyor. Yayalar yürümekte zorlanıyor. Zaten geçim zorluğu nedeniyle bunalan insanlar bir de karmaşık trafik ve çalışma yoğunluğu ile mücadele etmek zorunda kalıyor.

İsmetpaşa Caddesi sıradan bir bölge değil. Uşak’ın vitrini. Bayram öncesinde en yoğun insan hareketliliğinin yaşandığı nokta. Böyle bir dönemde caddenin büyük bölümünü parke paletleriyle doldurmak şehir planlaması açısından ciddi soru işaretleri doğuruyor.

Üstelik vatandaşın tepkisi yalnızca görüntü kirliliği değil. İnsanlar, “Bu çalışmalar neden daha sakin dönemde yapılmadı?” sorusunu soruyor. Çünkü işin en dikkat çeken tarafı tam da bu. Aylarca bekleyen çalışmaların neden tam bayram öncesi başlatıldığı kamuoyunda tartışılıyor.

Kent merkezinde son yıllarda sık sık benzer tablo oluşuyor. Bir tarafta yoğun trafik, diğer tarafta plansız zamanlama eleştirileri… Özellikle küçük esnaf açısından bayram öncesi birkaç gün bile büyük önem taşırken, cadde üzerindeki karmaşa alışveriş hareketliliğini de doğrudan etkiliyor. Uşak artık büyüyen bir şehir. Bu büyüyen şehirde yalnızca hizmet üretmek yetmiyor; doğru zamanda, doğru planlamayla hareket etmek gerekiyor. Çünkü vatandaş artık yapılan işe değil, işin nasıl yapıldığına da bakıyor.