Uşak’ta aileleri ve öğrencileri yakından ilgilendiren bu hesapların daha ciddi biçimde mercek altına alınmasının zamanı geldi.

Uşak’taki bazı okul ve Uşak Üniversitesi'nin adını kullanarak sosyal medyada açılan “itiraf” sayfaları artık yalnızca gençlerin eğlendiği masum platformlar olarak görülmemeli. İsim vermeden başlayan paylaşımlar; öğrencilerin kimliğinin anlaşılabileceği ifadeler, özel hayata ilişkin iddialar, hakaretler ve hedef göstermelerle bambaşka bir noktaya taşınabiliyor.

“İtiraf” Deyip Geçmeyelim

Sosyal medya hayatımızın bir parçası.

Özellikle gençlerin kullandığı platformlarda hemen her okulun, üniversitenin, fakültenin hatta bazı bölümlerin adına açılmış “itiraf” hesaplarıyla karşılaşmak mümkün.

Uşak da bundan ayrı değil.

Sayfaların mantığı ilk bakışta oldukça basit görünüyor. Bir kişi anonim olarak mesaj gönderiyor, hesabın yöneticisi de bu mesajı takipçileriyle paylaşıyor.

“Şu kişiden hoşlandım”, “kantinde gördüğüm kişi kimdi?”, “bugün otobüste gördüğüm öğrenci bana ulaşsın” gibi paylaşımlarla başlayan süreç masum bir öğrenci eğlencesi gibi görülebilir.

Fakat sınır nerede çiziliyor?

Asıl mesele burada başlıyor.

Birkaç İpucu Bile Bir Öğrenciyi Hedef Haline Getirebilir

Bir öğrencinin adını açıkça yazmamak, o kişinin kimliğinin gizlendiği anlamına gelmez.

Okulu, bölümü, sınıfı, saç rengi, kıyafeti, bulunduğu yer veya o gün yaşanan bir olay tarif edildiğinde okul içerisindeki onlarca kişi paylaşımın kimi anlattığını anlayabilir.

Ardından yorumlar başlıyor.

İsimler yazılıyor, arkadaşlar etiketleniyor ve ekran görüntüleri başka gruplara taşınıyor.

Bir anda yüzlerce kişinin önüne çıkarılan genç, kendisini hiç istemediği bir tartışmanın ortasında bulabiliyor.

Üstelik paylaşımı gönderen kişinin kim olduğunu çoğu zaman bilmiyor.

Kendini savunmak istese kime cevap verecek?

İddia doğru değilse hesabını kimden soracak?

İşte “itiraf sayfası” denilip geçilen meselenin üzerinde durulması gereken tarafı tam olarak burası.

Özellikle Kız Öğrenciler Üzerinden Yapılan Paylaşımlara Dikkat

Konunun en hassas taraflarından biri de genç kadınlar ve kız öğrenciler hakkında yapılabilecek paylaşımlar.

Bir öğrencinin özel hayatı, arkadaşlık ilişkileri, görünüşü veya davranışları üzerinden anonim şekilde ortaya atılabilecek bir iddia, yalnızca sosyal medyada kalmayabilir.

O paylaşım ailesine ulaşabilir.

Okuluna yayılabilir.

Arkadaş çevresinde konuşulabilir.

Ekran görüntüsü alınarak yıllarca dolaştırılabilir.

Üstelik iddianın doğru olup olmadığını araştıran da yok.

Gönderen kişi gerçek kimliğini açıklamak zorunda değil.

Fakat paylaşımın hedefindeki genç, gerçek adıyla ve gerçek hayatıyla bunun sonuçlarıyla karşı karşıya kalıyor.

Bu adil değil.

Sayfayı Yönetmek Sadece “Gelen Mesajı Paylaşmak” Değildir

Burada hesap yöneticilerinin sorumluluğunun da tartışılması gerekiyor.

“Bize gönderildi, biz de paylaştık” yaklaşımı yeterli görülmemeli.

Her gönderilen mesaj yayımlanmak zorunda değil.

Bir öğrencinin kişilik haklarını zedeleyebilecek, özel hayatına ilişkin iddialar içeren, aşağılayıcı ifadeler kullanan veya kimliğinin anlaşılmasına neden olabilecek içerikler söz konusu olduğunda yöneticilerin çok daha dikkatli davranması gerekiyor.

Çünkü sosyal medyada “paylaş” düğmesine basmak birkaç saniye sürüyor.

O paylaşımın açtığı yarayı kapatmak ise bazen yıllar sürebiliyor.

Uşak’ta Okullar da Üniversite de Konuyu Ciddiye Almalı

Meseleyi yalnızca Emniyet üzerinden değerlendirmek de yeterli olmaz.

Okul yönetimleri, rehberlik servisleri, aileler ve üniversite yönetiminin de bu yeni sosyal medya kültürünü yakından takip etmesi gerekiyor.

Burada amaç gençlerin sosyal medya kullanımını yasaklamak değil.

Ama siber zorbalık ile eğlence arasındaki çizginin öğrencilere anlatılması şart.

“Anonim yazdım, bana bir şey olmaz” düşüncesinin ne kadar yanlış olabileceği gençlere gösterilmeli.

Bir arkadaş hakkında doğrulanmamış iddia göndermenin, bir öğrenciyi küçük düşürmenin veya özel hayatını yüzlerce kişiye taşımanın gerçek dünyada sonuçları olduğu unutulmamalı.

Uşak Siber Suçlarla Mücadele Birimi İçin de Önemli Bir Alan

Uşak İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün de şikayete konu olan ve suç şüphesi doğuran paylaşımlar bakımından bu alanı yakından takip etmesi önemli.

Burada çok önemli bir ayrım yapmak gerekiyor:

Her “itiraf” hesabı suç işliyor denilemez.

Her anonim paylaşım da hukuka aykırı değildir.

Ancak hakaret, tehdit, kişisel verilerin hukuka aykırı paylaşılması, özel hayatın ihlali veya başka suç şüpheleri ortaya çıktığında “sosyal medyada yazılmış” denilerek konu küçümsenmemeli.

Özellikle çocukların ve gençlerin hedef olduğu durumlarda ailelerin nereye ve nasıl başvurabileceklerini bilmeleri gerekiyor.

Bugün Başkasının Çocuğu, Yarın Sizin Çocuğunuz Olabilir

Bir paylaşımın altına gülücük bırakıp geçmek kolay.

Fakat o paylaşım sizin kızınız, oğlunuz, kardeşiniz veya yakınınız hakkında yapılmış olsaydı aynı şekilde gülebilir miydiniz?

Bence meseleye tam da buradan bakmak gerekiyor.

Uşak küçük bir şehir.

İnsanlar birbirlerini tanıyor.

Bir okulda ortaya atılan iddianın şehrin başka bir noktasına ulaşması artık dakikalar sürüyor.

Bu nedenle sosyal medyadaki bir paylaşımın Uşak gibi birbirini tanıyan insanların yoğun olduğu bir kentte yaratabileceği etkiyi küçümsememek gerekiyor.

“İtiraf” Eğlence Olabilir, İftira Olamaz

Kimsenin gençlerin eğlenmesine, sosyalleşmesine veya birbirleriyle iletişim kurmasına itirazı olamaz.

Fakat eğlencenin bittiği bir sınır var.

O sınır, başka bir insanın itibarı ve özel hayatıdır.

Bir genç gece telefonunu kapattığında sosyal medyadaki yüzlerce yorum ortadan kaybolmuyor.

Ekran görüntüleri kalıyor.

Söylentiler kalıyor.

İnsanların zihnindeki soru işaretleri kalıyor.

Bu nedenle Uşak’taki okul ve üniversite adıyla faaliyet gösteren “itiraf” sayfalarının yalnızca takipçi ve beğeni üzerinden değerlendirilmemesi gerekiyor.

Okul yönetimleri, üniversite, aileler ve gerektiğinde ilgili kamu birimleri konunun üzerinde durmalı.

Çünkü özgürlük, anonim bir hesabın arkasına saklanıp başka insanların hayatına istediğimiz gibi müdahale edebilmek değildir.

İtiraf başka şeydir, iftira başka.

Ve bir gencin geleceği birkaç beğeniden çok daha değerlidir. Uşak Emniyeti, Jandarması, Üniversite yönetimi, okul müdürleri bu konuda biran önce önlem almalıdır!...Ve hukuki süreç başlatmalıdır...